–  Amok mu?.. Galiba hatırlıyorum. Malezyalıların bir sarhoşluğudur bu…– Sarhoşluktan daha fazladır… deliliktir. Kitap gibi konuşalım;  bir cins insan kuduzudur… duygusuz, öldürücü bir “monomani” krizi; hiçbir alkolün etkisi bununla karşılaştırılamaz. Orada kaldığım günlerde ben de bazı hallerini inceledim –söz konusu başkaları oldu mu her zaman daha anlayışlı, daha müsbettir adam,–  ama başlangıcın içler ürpertici sırrına eremedim… Sebebi iklimdir şüphesiz, bir bora gibi sinirleri sıkan, sıkan, en sonunda çatlatıveren pek yoğun ve boğucu bir havadır. Yani… amok… evet, amok, bakın nedir: bir Malezyalı, alelâde iyi, sevimli adam, ağır ağır içkisini içmektedir… Gevşek gevşek oturmuştur öyle, kaygısızdır, güçsüzdür… benim odamda oturuşum gibi… sonra birden yerinden sıçrar, hançerini kapmasıyla sokağa fırlaması bir olur… ileriye atılır, koşar, hep ileriye, dosdoğru, nereye gittiğini bilmeden…