Murat Menteş gibi yazabilmek ve tabir-i caizse cıvıtmak arasında ince bir çizgi var. Bu ince çizgide yürüyebilmek çok zor. Zaten kendisini başarılı yapan da söz konusu çizgiyi yaratması değil mi? ‘’Murat Menteş gibi yazabilmem için ne yapmam gerek?’’ diye düşündüğüm çok oldu. Kendime sorduğum soruya da ‘’Murat Menteş’in kafasına sahip olmalısın. İmkansız bir şey değil, fakat kolay da değil. Kısacası zor’’ cevabını verdim. 

Lafı uzatmadan mevzuya geleyim. Haddim olmayarak, Murat Menteş’in yeni kitabı Antika Titanik hakkında birkaç cümle yazmak istiyorum. 

Başlayalım o halde…

İçinde komedinin, aşkın, polisiyenin bulunduğu bu absürd kitabın ilk sayfasında 

‘’Elinizdeki bu kitap Titanik kadar gerçektir. Suya bırakırsanız batar’’ yazıyor. Bana göre Murat Menteş’in yeniden inşa ettirdiği bu Titanik, orijinal Titanik’ten daha da orijinal.

Şöyle ki;

Yazar, uzun yıllar önce batan bir gemiyi Igor Jaguar isimli mafya babasına  tekrar inşa ettirmiş. Geminin içini de -gerek isim olarak, gerek karakter olarak- acayip insanlarla doldurmuş. Bu acayip insanlar arasında da Marco Montes var. 

Gemiye nasıl geldiğini, geçmişini, kendine dair hiçbir şeyi hatırlamayan bu genç adam, kendi katilini bulmak için işe koyulur (‘’Kendi katilini nasıl arıyor?’’ sorusu aklınızdan geçmiştir, cevabını da kitabı okuyarak bulun isterim). Yani ‘’ Marco Montes, bir sabah bunaltıcı düşlerden uyandığında, kendini Titanik’te hafızasını kaybetmiş olarak bulur’’. 

Bu sırada da karşısına çıkan ‘bir adamı, erkek olduğuna şükrettirecek türden bir kadın’ olan Şifa Şavk’a aşık olur. Yalnız, unuttuğu, aslında hatırlamadığı biri vardı: Jojo Jaguar. Igor Jaguar’ın kızı ve Marco Montes’in -hatırlamadığı- hamile nişanlısı. Marco Montes bunu öğrendiğinde beyninden vurulmuşa döner de elden ne gelir ki? Üstelik Şifa Şavk’ın da bir sevdiği vardır, o da Refik Risk. 

Marco Montes, Refik Risk’ten nefret eder de aslında nefret ettiği kişinin kendisi olduğunu bilmez. Kim olursanız olun, Refik Risk’in Şifa Şavk’a yazdığı mektupları okuduğunuzda eminim Refik Risk’e aşık olursunuz. 

Konumuz bu değil! 

Şunu söyleyeyim ya da sorayım; 

Marco Montes, Şifa Şavk’a kavuşacak mı? ‘Sevenler elbet bir gün kavuşur’ diyelim… ya da demeyelim. Kavuşamaya da bilirler.

Vurdulu, kırdılı eğlenceli bir maratonun ardından (bize göre eğlenceli) Marco Montes her şeyi hatırlar. Kim olduğunu, nereden geldiğini, neler yaptığını, kaç yaşında olduğunu ve katilini.

Kitabı okumaya başladığınızda, Murat Menteş’in yarattığı Titanik’in, başta normal bir seyahat gemisi olduğunu sanabilirsiniz, fakat ilerleyen zamanlarda geminin o amaçla inşa edilmediğini, aklımıza dahi gelmeyecek olayların patlak vereceğini fark edeceksiniz.

Yazdıklarımı bilgisayar başından yahut telefondan okuyan değerli insan; kısacası Murat Menteş yine harikalar yaratmış. Kitapta altını çizeceğiniz, ‘’ben bunu günlük hayatta da kullanırım’’ diyeceğiniz bir sürü cümle var. Spoiler vermeyi seven, bu yazıyı yazan kişi olarak; kitabı A’dan Z’ye her ayrıntısıyla anlatmamak için kendimi zor tuttum. ‘Alıp okuyun’ derim ben.

Kitaptan bir alıntı:

‘’Ah adamım, Gencebay şarkısı çalınan bir Tarantino filmindesin haberin yok.’’

Kitaptaki günlük hayatta kullanabileceğiniz cümlelerden biri:

‘’Çok isterdim… ama hiç istemiyorum’’

Kitabı okuyanlara soru:

Sizce hangi Titanik daha orijinal?

 

keyifli okumalar…