in

ben bir fikri boğmadan

umudum var sana karşı ey dünya

kaç asırdır

utanç ile koşuyorum hüznüme doğru

bir mayın tarlasında

miskince kıpırdasam bir yana doğru

parçalanacak günahların kırmızı arsızlığı

belki birazdan bir tatlı yiyeceğim

bütün acıları midemde toplarken

bir haber ile sıkacağım tatlı canımı

ben bir fikri boğmadan

hangi kuş yemlenir avuçlarımdan

ben bir fikri boğmadan

hangi kuş kudüs’te sitemsiz kanat çırpar

umudum var sana karşı ey dünya

kaç asırdır

utanç ile koşuyorum hayrıma doğru

bir mayın tarlasında

beyaz çarşaflı yataklardan uyandıkça

içimde karanlık ormanlar

elimde tutuşmayan bir mum ile

-mum yanmadan ben yakmadan

ateş olmadan ben olmadan-

karşımda dar ve ibretlik bir köprü

yüzümde leke leke tek vücut olmuş düşkünlükler

ben bir fikri boğmadan

nasıl düşerdim merdiven aşağı dünyaya

ben bir fikri boğmadan

nasıl konuşurdum kardeşçe uykularımda

umudum var sana karşı ey dünya

kaç asırdır

utanç ile koşuyorum refahıma doğru

bir mayın tarlasında

Yazar olmak için kaydolabilirsiniz. Yeni Gönderi Oluştur

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

0

Sevdiniz mi?

Resmiyette yazar bile değilim

Kendini sorgula