in

Beş Çayı

  

Bir balkon kenarında çay içerdik,ben onun her çaydan yudum aldığında boğazında ki Adem elmasını izlerdim.O bir şeyler söyler dururdu..Dalıp gittiğimin farkında olmazdım,onu doya doya izlemek beni mutlu ederdi,hafızama kazıyordum her mimiğini,yüzünde oluşan çizgileri,boynunda ki benini…Sanki yanımdan gidecek gibi konuşurdu hep,cümlelerinin sonuna nokta koymazdı,bu yüzden cümlelerinden anlam çıkartmam zor olurdu.Bağlı kalmazdı hiçbir insanda,bugün geliyorsa bir daha onu görmen zorlaşırdı..Ama fark ettiğim bir şey vardı cuma günleri 5 çayını asla kaçırmazdı.
    Onu izlerken çayımın soğmasından nefret ederdi,sürekli gider yenisini koyardı.’Doymadın mı bakmaya’ derdi.Cevap vermezdim,bilirdi doymayacağımı.Ona bakarken milyonlarca deneme yazıyordum,sayfalar alıp başını gidiyordu ben ona bakarken yazar olmuştum,bu yüzden sürekli ‘kendi halinde yazar’ diye adlandırırdı herkese.
    Cuma günü çaldı kapımı,onun geleceğini düşündüğüm için çay hazırdı.Tebessüm ederek açtım kapıyı, açar açmaz bana sarıldı.Neye uğradığımı şaşırmıştım.Yüzüme baktı,yanağıma öpücük kondurdu ‘Hoşça kal.’ dedi.Boğazım düğümlenmişti ‘nereye’ diyemedim.Çünkü biliyordum,hiçbir insanda sabit kalmayacağını,biliyordum benden de bir gün gideceğini.Arkasından bakmakla yetindim.yavaş adımlarla tek kişilik çay koyup balkona kuruldum, ilk Cuma günü 5 çayını tek içiyordum,ve yine çayım soğumuştu.Ama bütün bu olanlara rağmen,gelmeyeceğini bilsem de ‘Benim hala umudum var.’

Yazar olmak için kaydolabilirsiniz. Yeni Gönderi Oluştur

Sevdiniz mi?

Bir cevap yazın

GIPHY App Key not set. Please check settings

Karganın Mevzusu 2

GÖKYÜZÜ