in

Bu memleketten gitmek mi lazım? | Volkan Yılmaz

Üye olduğum bir forumda rastladığım ve hoşuma giden bir yazıyı heybedar’da paylaşmak istedim 🙂

Benzer tartışmalar diğer sosyal mecralarda da yaşandığı ve anlaşılır olduğu için metni olduğu gibi paylaşıyorum. 

”Sürekli aynı konulardan farklı başlıklarla açılıyor.Açılan konuların özü şu, “istediğim arabayı alamıyorum”, “bu ülkeyi terk etmek lazım”.Değerli kardeşlerim kendinizi muasır medeniyet seviyesindeki ülkelerle kıyaslayıp.Bu ülkelerdeki yaşam standardına sahip olmadığınız için şikayet ediyorsunuz.Ve kendinizde bu ülkelerdeki insanlarla aynı yaşam koşullarına sahip olma hakkı görüyorsunuz.Maalesef siz bu yaşamı hak etmiyorsunuz, biz bu yaşamı hak etmiyoruz.Zaten sorulan sorular bu yaşamın hak edilmediğini gösteriyor.Bir Alman benim verdiğim vergiler nereye çarçur ediliyor da daha fazla vergi isteniyor diye sorarken, bizim millet neden araba fiyatlarına yüksek vergi konuluyor diye soru soruyor.Bu yazdıklarım dost acı söyler gibi genel tespitlerdir.Şahsınıza algılayıp, ben şöyleyim ben böyleyim, benim çevremdekiler böyle diye şahsınıza özel tespitleriniz ile yanıt vermeyiniz.Yanıtlarınızı kendi hayatınızdan değil genel durumdan referanslar ile verebilirsiniz.Size basitçe anlatacağım.Sizin kim olduğunuzu ne olduğunuz bilmem ama ülkenin genel durumunu biliyorum.Bu ülkenin insanının çoğu karşılaştırma yaptığınız ülkelerdeki insanlardan daha vasıfsız, çalışırken de verimsiz ve disiplinsiz çalışıyor.Bu sadece bizim bugüne özel bir sorunumuz değil.Almanlar 300 senedir bizden daha çok, bizden daha verimli, bizden daha disiplinli ve bizden daha bilimsel çalıştığı için şu anki yaşam koşullarına sahipler.Yani Avrupalıların 200 sene önceki kitap okuma alışkanlıklarına bize daha yeni yetişiyoruz.300 senedir az okuyan, kendini geliştirmeyen, gelişimi dışarıdan zorlama ile bekleyen, disiplinli ve verimli çalışmayan bir milletiz.Biz Hollanda’ya lale hediye etmişiz adamlar bizim laleleri alıp enva-i rengini ve çeşidini üretip laleler ülkesi olmuşlar.Bu bile yeterli durumu anlatmaya, biz ise babamızdan gördüğümüz gibi lale ekmişiz yüzlerce yıl.Yani bizim babamız, dedemiz verimsiz çalışmış, yapması gereken yenilikleri yapamamış ya da geç yapmış.Allah razı olsun dünyanın güzel bir yerinde güzel bir ülkeyi bize miras bırakmışlar, ama bir sanayi bilim kültürü kuramamışlar.O yüzden bugün bu durumdayız.Senin de dedenden bir farkın yok. 19 yaşında Audi’ye binme hayali kuran adamın dedesinden hiç bir farkı yoktur.19 yaşında ülkenin ya da dünyanın sayılı cerrahlarından biri olmayı hayal ederseniz Audi size küçük gelir küçük bir araba koleksiyonu sahibi bile olabilirsiniz.Bugün açılan bir konu var, asgari ücretle Audi alma hayali kuran bir genç kardeşimizin.Hayallerinizi kişiler ve eşyalar üzerine kurmayın, idealler ve olgular üzerine kurun. Eğer hayaliniz asgari ücretle ya da ortalama bir maaş ile Mercedes ya da Audi ye binmekse siz o Audİ’yi ve Mercedes’i zerre hak etmiyorsunuz demektir.Çünkü siz çalışmak, gelişmek değil birilerinin ülkeye çağ atlatırken yarattığı katma değerden asgari efor sarf ederek yararlanmak istiyorsunuz demektir.Türkler ortalama olarak 3-4 jenerasyon boyunca ortalama bir Almandan daha fazla, daha disiplinli, daha verimli ve daha bilimsel çalışırlarsa 4 kuşak sonra torunlarımız Almanlardan daha iyi bir hayat sürer.Ama dedelerimizin babalarımızın ürettiği katma değer Almanların ya da diğer Avrupalıların çok çok altında.O yüzden iphone sana pahalı geliyor, o yüzden lüks arabayı sadece hayal edebiliyorsun.Ve hayattaki hedefin ortalama bir maaş ile Audi’ye binmekse bizim torunlarımız da bizim gibi boş hayaller kuracak demektir.Hep biz bedel ödemeyelim başkalarının ödediği bedellerden fayda sağlayalım fikri var bizim toplumda.Aynı durum siyaset için de geçerli. Silivri soğuktur esprisi bile durumu özetliyor.Yani ülkenin daha demokratik bir yer olması için hapis yatmayı rahatımı bozmayı göze alamam düşüncesinin esprili halidir bu söz.Düşünce özgürlüğü için hapis yatmayı göze alamayan insanlar düşünce özgürlüğünü birilerinin onlar için getirmesini beklerler.Genç arkadaşların önünde 3 yol var.

1) Eğer vasıflı bir adamsanız beklemez kısa yoldan kalkınmış medeniyete sahip bir ülkeye göçersiniz orada kazanır ve yaşarsınız. Ama dünya öyle bir hale geldi ki yeterince vasıflı değilseniz, işinizin en iyilerinden biri sayılmıyorsanız gittiğiniz yerde çok kötü gözle görüleceksiniz. Adamlar Sizi bir parazit gibi ya da dedelerinin yarattığı baldan nemalanmaya gelen meyve sinekleri gibi görecekler.

2) Bu ülkede kalırsınız. Ama kendinize asgari ücretle çalışmaktan daha ciddi, yaratıcı, kişisel olarak gelişebileceğiniz hedefler koyarsınız. Hayatınızdaki hedefleriniz lüks arabadan, pahalı saatten daha öte saygın ve katma değer yaratacak hedefler olur. O zaman hedeflerinize ilerlerken ülkenin genel seviyesini yükseltip kendinizle beraber başkalarının da gelecek nesillerin de hayat seviyesini güzelleştirirsiniz.

3) Ya da kendinizi geliştirmek, genel ekonomi içinde bir katma değer yaratmaya uğraşmak yerine sistemin bir yerinden kendinize bir maaşlı iş tutarsınız ve ömür boyunca kendinizi hiç geliştirmeden lüks araba hayalini kurmaya devam edersiniz.Yolunuzu siz seçeceksiniz. 80’lerde babama bizim neden arabamız yok demiştim, babam ben çalışarak bu kadarını yapabiliyorum, araba istiyorsan sen daha fazla çalışırsın araban olur demişti.Bir daha babama neden oyumuz yok buyumuz yok, biz neden zenginler gibi tatil yapamıyoruz demedim.Çünkü babam bana bir şey istiyorsam onu babamdan beklememeyi çalışıp didinip kendin almam gerektiğini öğretti.Sizin de çıkıp Türkiye’de arabalar çok pahalı, Almanya’daki insanlar gibi yaşama hakkımız yok mu demeniz doğru değil.Çünkü öyle bir hakkınız yok.Sabancının torunun 30 metrelik yata binme hakkı var, senin yok.Babana bizim neden 30 metrelik yatımız yok diye şikayet ediyor musun?O ülkedeki adamların babaları, dedeleri bizim babalarımızdan dedelerinden daha çok bedel ödemişler.Eğer o hakka sahip olmak istiyorsanız, bugünden o şekilde yaşama hakkı elde etmek için çalışmaya didinmeye başlarsanız belki siz ve torunlarınız o hayat standardına sahip olabilirsiniz.Her konunun altına uzun uzun yazmak yerine genel olarak fikirlerimi yazayım dedim.Hakaretsiz muhalif görüşler belirten arkadaşlar olursa da memnun olurum”

Forumda paylaşılan mesaj bu şekilde görüşlerinizi yorum bölümünden iletebilirsiniz.

Yazar olmak için kaydolabilirsiniz. Yeni Gönderi Oluştur

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

0

Sevdiniz mi?

Avatar Misafir Editör

Yazar heybedar

Heybedar Dergisi Yazı İşleri

Fethi Bey İle Bir Yolculuk Denemesi Üzerine

Yakup – Mustafa Güçlü