in

Efsun’a Ulaşmayan Bilmem Kaçıncı Mektup

Kırık bir dize bıraktım

Kırık bir kalple beraber.

Kesik bir bilek de bırakacağım birkaç sene sonra planlarda bir aksilik olmazsa.

Benim uykularım defolu Efsun.

Bulutlar yer değiştirirken oturdum bu soğuk balkona saat sabah beş sularında.

Sen söyle bari rüyaların tatlı mı hala?

Başka bir lisan mıdır bu benim konuştuğum?

Kimse neden anlamıyor beni Efsun?

Kafamı koyduğumda diken oluyor yastık,

Deli gibi uykum var oysa.

Sırtımdan çıkardığım bıçakları biledim bugün.

Senin adın yazıyordu en büyüğünün kabzasında.

Ben en çok sana güvenirken şu koca dünyada,

Bu da ne demek oluyor Efsun?

Bir şey söyle, çıldıracağım yoksa!

Yakışmıyor üzerime hiçbir ideoloji seni sevmek davasından başka,

Haykırmak istiyorum sokaklarda aşk üzerine sloganları,

Korkuyorum ama polis bana bakıyor elinde gazla.

İpinden bağımsız bir uçurtmaya döndüm senden sonra.

Savruluyorum Efsun, n’olur tut şu ipi bırakma!

Ay güneşi, güneş ayı kovalamayı bırakmadı sen gideli,

Sen gideli, üç kere değişti aşağıdaki camiinin müezzini,

Sustum ve duydum sonunda saba makamının en güzelini.

Adına çilingir sofrası denilen lakin sende sıkışıp kaldığım o kilidi açamayan sofralarda oturdum,

Taşıyamayacağım yükler yükledim heybeme,

Karanlık sokaklarda kayboldum.

Çok korkuyorum Efsun, n’olur, bul beni bir daha bırakma!

Yazar olmak için kaydolabilirsiniz. Yeni Gönderi Oluştur

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

0

Sevdiniz mi?

Neden hep ağlamak istiyorum

Düşe Kalka Yolun Sonu