in

Efsun'un Kapısının Önünde

Efsun’un Kapısının Önünde

Ben geldim Efsun.

Ayaklarımda yırtık pırtık bir çift papuç,

Dizlerimde kabuk bağlamış yaralarla geldim.

Sana geldim Efsun.

Gözlerimde yaş, sırtımda dünya denen kambur,

Çok yorgunum, taşıyamıyorum Efsun.

Dışarısı kirli, puslu ve çok soğuk

Kapıyı açar mısın?

Üşüyorum Efsun.

Hırkamdan evvel maskemi asmak istiyorum.

Portmantoya değil, darağacına Efsun!

Pinokyolardan ve yalan gülümsemelerden çok korkuyorum,

En az devlet ve polisten korktuğum kadar.

Benim bu kuyularda ne işim var Efsun?

Adım Yusuf bile değil oysa.

Adım, Nuh değil.

Bu tufan neden bir tek bana kopuyor Efsun?

Adım İbrahim değil.

Neden bu ateşlerde yanan benim?

Hadi, aç kapıyı da bunları tartışalım biraz.

Yabancı değil, ben geldim Efsun!

Mecnun olmasam da çöller aştım geldim.

Ferhat olmasam da dağlar deldim geldim.

Sen beni bırakınca yol ortasında bir tenhada,

Sana düşman oldular, ben sitem dahi etmedim.

“Hayır yok ondan sana, unut artık!” dediler.

“Hayır, yok” dedim ben seni unutmadım.

N’olur, aç kapıyı Efsun

Sen de beni unutma.

Yazar olmak için kaydolabilirsiniz. Yeni Gönderi Oluştur

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

0

Sevdiniz mi?

PEN 2020 Şiir Ödülü Ödülü Ahmet Telli’ye (www.birgun.net)

Film Önerileri (Açık Liste) (9 ilave)