in

Fabienne Such’un Kısa Öyküsü

Mutsuzluğumun kaçıncı günü saymadım. Uzun zamandır evdeyim. Evim Paris Montmartre benim. Hayalini kurduğum pek çok şey vardı aslında. Ne yazık ki, umudumu kaybettim. Bu hale nasıl geldim kısaca anlatayım.

2018 Kasımının 21. günüydü, elimde zar zor bulduğum biletimle Milano’da bulunan Santa Maria delle Grazie kilisesinin yolunu tutmuştum. Heyecandan kalbim yerinden çıkacak gibi atmaya başlamıştı. Sanat çocukluluğumdan beri bir tutkudur bende. Resim benim yaşama şeklim. Sırtımda tuvalimle gezdiğim uzun yıllar geçirdim. Ben Montmartreli Fabienne Such, amatör ressamların en düşkünü. O gün en büyük amacıma ulaşmak üzere kilisenin önündeydim. Özellikle biraz erken geldim ve içeriye girmeden önce Da Vinci’ nin adımlarının üzerinden geçebilme umudu ile kilisenin dışından dört bir yanını tavaf ettim. Duvarlara dokundum, hissettim. Kalbim, benim dışımda bir yerde atmaya devam ederken, ben ruhumla bir hayalet gibi Da Vinci’ nin etrafında dönüyor, duvarların içinden geçiyordum. Da Vinci’ nin en büyük, en ihtişamlı, en anlamlı eseri bu kilisede sergileniyor. Last Supper, yani Hz. İsa’ nın yakalanmadan önce havarileri ile yediği son yemeğin freski. Vakit gelmişti. İçeriye girdim, başımı yukarıya kaldırdım, gözlerim bilinçsizce tavanı tararken bir süre donup kaldığımı hatırlıyorum. Gerisi karanlık. Gözümü tekrar açtığımda, dışarıda bir banktaydım. Ambulans gelmek üzere diye bağıran birini hatırlıyorum. Ziyaretçi grubundan bir kadın, İngilizce ‘Stendhal Sendromu bu’ diyor.

O da nedir? Tanrım bugün mü hastalanmam gerekecekti ? Neler oluyor ? Stendhal Sendromu’ da nedir ?Boş bakışlarım bu sefer gökyüzünündeydi. Kalbim hala çarpıyordu. Ambulans geldi.İlk gün, tüm testler, tahliller bitip hepsi temiz çıkınca, beni psikiyatriye sevk ettiler. Her şeyi anlattım, çocukluğumdan müzeye, genel hatlarıyla her şeyi. Doktor ‘hiperkültüremi’ dedi.  Bana durumu açıkladı. O gün depresyonum başladı.

Oysa daha sırada biletleri alınmış nice eserler vardı göreceğim. İspanya’ da Goya ‘ yı , Avusturya Belvedere’ de Klimt’ i görecektim. Ben Montmartreli amatör ressam Fabienne Such, tarihin ressamlarına resimlerine aşık olan ben, bu sendroma yenik mi düşecektim?

Yazar olmak için kaydolabilirsiniz. Yeni Gönderi Oluştur

Yorumlar

Leave a Reply
  1. Emeğinize, kaleminize sağlık. Çok güzel yazmışsınız. Keşke azıcık daha uzun olsaydı dedim kendi kendime. Sizinle de paylaşmak istedim bu düşüncemi. 😇

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

0

Sevdiniz mi?

Avatar Yazar

Yazar Gülru Melisa Çelik

Dedi yolun çoraktır.
Halin külli haraptır.
Başka alem ruhusun,
Dünya sana yasaktır.

Hiç ile çok bir midir?
Varlık bana zul müdür?
Beden bende yük imiş,
Taşıdığım dünyadır.

İzahat

Gök, Senin Yüzünde