Yoğun bir sağanak bastırıyor ruhumu
Sanki sırılsıklam ıslanmaya mahkum edilmişim bu kürede
Uçsuz bucaksız bir denizin üstünde yol alan bir gemi gibi
Tipisine tutulup savrulmuşum dağa taşa

İnsanın düştüğü kuyudan çıkması ne zordur
Ayakları ,elleri değildir kanayan
Kanayan güzel günlerin ümidinin son damlalarıdır
Kuyu dipsiz ümit kansız kalmıştır.

Nefes aldıkça kendi tabutumu taşıyorum
Omuzlarımda koca bir ben’in yükü
Gittiğim yol uçurum üstelik düşemiyorum bile
Tam da böyle bir şey düşmek
Kalabalıklar serap
Feryadımıysa karabasanlar basmıştır bile
Sessizlik böyle bir şey işte dilinin kanaması

Yakınlığın verdiği uzaklık çok düşündüm bunu
Bir bedene sarılırken sahip olamıyorsun
Hatta çok sıkı sararsan daha çabuk kırılabiliyormuş her şey
Toparlamaya çalıştıkça ellerine batıyor sonra

Sahi…
Çekip gitmek varken nereden varoluyor bu prangalar hiç bilmem
Ayakların var gidemiyorsun
Dilin var bağıramıyorsun
Bir kalp taşıyorsun bütün iyilikleri öldürmüşler içinde
Boş versene..
Allah istemedikçe taşınamıyorsun işte
Taşınamıyorsun..