Şifreniz Mail adresinize gönderilecektir.

Kulaklarımız kör, uykularımız sağır
Şimdi her geçişinde hazirandan bağırabildiğin
kadar bağır

-Ölü kalmak istiyorum Ey İsa
Bana dokunsan ne olur ?

Şimdi ben de elimi şaraba daldırsam
Dolaşsam etrafını bilmem kaç sayfalık coğrafyanın
Saçlarımdan ayrılsam,
Yüzümden,
Altında sakladığım sandığın o çirkin
o parça parça kelimelerden
aklansam
Sıyrılsam yorgunluğundan çeyrek asrın
Bıraksam dallarını uzanmasam
Ama biliyorum, “yasak” diyeceksin.

Şimdi
beklediğim bir sayha esinti
Bir ufak serinlik
Üstümde kelebekler
Altımda yeşillik
Altında daha da altında
uzandığım ağaçlıklar olacak
ve karşılaşacağız biliyorum.

Israr
Ölülerin yalnızca dirilmek için
diliyle dokunduğu o deniz
Belki aşka dönüşür diye
Her mil-i bahri.

28 Haziran 2017, Iğdır

[metaslider id=804]