bu şehrin sabahları da bir öğlenleri de

akşam üzerilerinin dinginliği de bir.

kınından çıkar da tüm kırgınlıklarım

muhayyilemin renklerini kirletir.

*

zamanla yarışır tüm kuytuluklarım

bir öğle arası, bir çay molasında.

göz bebeklerim kendini ele verir

son durağı hiçbir şifaya varmayan

sarı dolmuş sırasında.

süzülerek mazgallarından

unutulmuşların sonra

bir metropol gürültüsüne karışır sesin.

sesin

zamanın tüketmediklerini tüketir.

*

bu şehrin yeşili de bir beton yığınları da

yabancı kabul etmeyen arka sokakları da bir.

dolup da taşamayan kimsesizliklerim

hiçbir gözün değmediği yerlerde birikir.

ve sürüklenirken

kansız eşiğine bir intiharın

terk eden yüzüyle dolunayın

ve geç kalmış yanıyla sabahın

bir apartman boşluğunda yankılanır sesin.

sesin

gecenin sancısını inletir.

*

şimdi vursan da bir suskun kalsan da

yüzümü cümbüşlerine katsan da bir.

bu şehrin karanlığı da bir aydınlığı da

bana her saniye ölümü sevdirir.

*

ferimah.