Şifreniz Mail adresinize gönderilecektir.
Öyle bi özlemek ki bu
Dakikalar günlere, günler aylara, aylar ise yıllara kafa tutuyor
Ben yüreğimi o kadar uzakta bırakmışım ki, yıllar kâfi olmuyor.
Bulutlar saatimin yelkovanıyla ilerliyor
Yüreğimse takılı kaldı
Altında gülüştüğümüz bulutlarda
Gece oluyor ve çöküyor hüzün yine
Bir sofraya oturuyorlar hasretle
Ne hasret susturabiliyor hüznü
Ne de hüzün hasreti.
Yüreğimin konuşacak o kadar çok şeyi var ki
Susmaktan başka çaresi kalmıyor
Kendini yüksek dalgalarda boğuyor da
Bir türlü boğulamıyor umudundan
Her gece gündüze döndüğünden midir
Yoksa mevsimlerin birbirini kovalamasından mıdır
Umudu, bilinmez belki ama
“Biliyorum. O güneş de doğacak.
O bahar da gelecek bir gün”
diye haykırıyor.
Ey Aşk!
Sen ne kadar uzakta da olsan,
İçimdesin işte
Kalbimin tüm odalarında
Ömrümün baharında kışında.
Çünkü sen bir ömürsün belki de
Bulutların ömrüsün içimde
Sonsuzluk kavramını hayal dünyama giydiren de sensin
Uçsuz bucaksız deniz misali hayal gibi
Sana olan sevgimin de ucunu bulamıyorum.
Ve işin tuhafı sevgimi sürekli katlıyorum gözlerine bakınca
876 kilometre öteden sevgime sevgi katan sana
Ben nasıl aşık olmam
Aşk!
Bugüne kadar yazdığın tüm kitapları
Raflara kaldırıp elime alıyorum kalemi
Darılmaca yok. Sen öğrettin belki hasretle yaşamayı
Zaten hasret her zaman koltuk değneğin değil miydi senin?
Gizleme benden karanlıklarda
Görüyorum sen hayransın bize