Artık kendimden kurtulmuşum,
Kırmışım zincirimi.
Şimdi karadayız, şarkılar söylüyor
Karayel telefon tellerinde.
Bir taka geçiyor uzaklardan
Yeni şeyler söylerim, yeni şeyler.
Yıldızlar, İstanbul’un ince bir minaresi,
Kâğıthelvası, maltaeriği, kahve, cıgara, çukulata.
Yeni günler geldi günlerime
Perşembeler, pazarlar.
Coşuyorsam gün olur,
Gün olur gülüyorsam,
Bunlar çocukluk değil, değil arkadaşım,
Bunlar kırk yaşında başlayan bir lamba aydınlığı.
Burgaz iskelesinde bir kahvede oturup düşünüyorum.

Doğrusu seviniyorum.
Vapurlara bakıyorum,
İskeleye, konuşanlara bakıyorum,
Sanki burda değilim.