in

sorgu

gece keskin bıçak, vurdukça körelen

acı zamansız, kanat sesi mi o gelen

güneş sivri buzul, yandıkça eriyen

nefes dumansız, süvari atı mı ter döken

ay dumanla zuhur, seyr ettikçe küçülen 

keşkiler nasipsiz, kof kelimeler mi çiğnenen

zaman kırık iğne, kullandıkça küçülen 

adımlar hep yüreksiz, sorgu odası mı görülen

sevgi kaf dağında, işlendikçe güzelleşen 

dağ kuytuda kalmış, deva mı seferde gizlenen

vesvese başucunda, kovuldukça yerleşen 

üstâdca haykırış gerek demen için, sen misin gelen!

Yazar olmak için kaydolabilirsiniz. Yeni Gönderi Oluştur

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

0

Sevdiniz mi?

Notos 81. sayısıyla raflarda!

VARLIĞIN ÇOBANI (1)