in

Üç Dağ | Seyyidhan Kömürcü

de ki dünya
ve dağlarına bu kadar üzgün davranan dünya
madem bu yağmur bu çamuru anlamıyor artık
sen dönerken ben bu kahrı bir ağız tadı olarak öneriyorum hayata
işte
derler ki ruhunda kocaman şüphe
kalbinde kara bir lekeyle doğarmış insan
insan
yani biri diğerini kör kuyularda merdivensiz bırakan
aslında giderim giderim bu dağ bana büyük
şu oda bana geniş
bu ev bana dar dediğim zaman
hiç işe yaramayan o çarşamba
simsiyah bir kadın
bütün çirkin sularımı içen o ağızla kaldım hayatta
dünya
biraz da kaldığım hayattan yazıyorum bu mektubu sana
çünkü sen ve hayat
yarısı gelinen yarısı kalınan bir yermiş bunu asla unutma
de ki dünya
geldiğim ya da kaldığım
beni tamam eden her neyse onun adına
sana gelmiştim hayatta kaldım yanlışlıkla
hayatta
ki istesem karmakarışık yağmur da diyebilirdim buna
kalbimde en güzel kara leke
başını ve sonunu unuttuğum o uzun cümle
şehirleri anladım
ama anlamadım bu kadar köyü neden gezdirdin yanında
bak benim kırk kere fotoğrafım da var kalbimle yan yana
işte burada dağlarım çok üzgün
burada hayatı sevme tehlikesi geçirmişim ben
burada merak ettiğim uykularını uyumuşum senin
simsiyah bir gülü dilim dilim vermişim sana
sönen bir ışık
biten bir şey gibi bitmiş kalbim
inanamadım dünya
sen dönerken evine dönüyormuşsun aslında
başını ve sonunu unuttum
bu yüzden artık her şeyin tam ortasına konuşmalıyız galiba
dünya dünya
yalvarırım artık bir gün beni uyandırma

Sevdiniz mi?

15 puan
Sevdim Sevmedim
Avatar

Yazar heybedar

Heybedar Dergisi Yazı İşleri

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

0

Comments

0 comments

Ferhat ile Havva, Adem ile Şirin | İrfan Kurudirek

Penye ve Hakikat | Osman Konuk