Şifreniz Mail adresinize gönderilecektir.

 

-Kardeşim Ezgi’ye.

 

çünkü

ben de yorgunum

ve yorulmuşumdur.

onlar bilmeden

duysun diye bir kere beni

birer zulüm niyetine

kıyısından geçtiğim hayatımın

ve tüm hayatların

kirli katmanları.

 

 

yaşadığımız hep

herkese inat

ve yine de herkesle beraber

bir yükü bin yük edip

kambur kalmak endişesi

ve utancı bir yana

taşımak kaygısı.

 

 

düşünmüyorum.

düşlüyorum.

onlara inat ve sabırla.

düşlüyor ve düşüyorum.

memnunum

görüyorum onları.

koca, pahalı, gösterişli silüetleri

plastik, ucuz aynalarda.

bir yandan

bedenimi, içimdeki ayazı.

 

 

 

ben bir kadınsam eğer

ben korkunç ağrılar çekiyorsam eğer

yeniden doğmaya ve doğurmaya

durup durup, isyankarca fakat sonsuz bir umutla

büyük şehirlerin kirli sokaklarında

haykırmak istiyorum:

doğrulmadan doğurmak istemem diye yana yana.

başımdaki binlerce insan silüeti ve müsveddesi

istiyorum ki bilsin bunu.

bilsin, görsün ve ürksünler.

inanıyorum.

kıramaz kimse içimdeki umudu.

 

 

 

iştahım yoktur, bilen bilir.

bu kokuşmuş, fırıldak dünyaya.

bir el sıkmadan bu boğazı

ve ben kusamadan içimdeki siyahı

içim demleyemeden bir çay yerine bir aşkı

duyduğum tüm sancılar ancak sunidir

bilirim.

ve katlanılmaz bir yüktür

karnımın en yumuşak yerlerinde

debelenen, doğurmadığım her bir çocuk adına

bu hırçın, dayanılmaz ağrı.

 

 

 

usulca koyuyor her bir anı ve anıyı

ağrılar köşesine yine de bu çağrı.

bir kez gel demeye görsün

bu hüzün bırakmıyor seni

ve terden sapsarı kesilmiş yakanı.

hiçbir sabun yıkayamıyor yüzünü

hiçbir su temiz akmıyor bu çeşmede.

ve ellerin kirli

ve ellerin boş

ve ellerin

bomboş kalıyor.

kalemsiz, bensiz, bir elsiz.

sabrın ise yarı.

 

 

 

bir kere düşün

ve cevap ver.

heybetli gövden bir çiçeğe humus iken bak gözlerime.

görüyor musun beni.

sert, kurumuş toprağın içinde

taze bir ölüyken ve dönerken kendine

bak bana ve söyle

kime kalmış kahrından evvel bu dünyanın bir gram kârı.