in

Yalandan Bir Aidiyet Meselesi

“Taşını toprağını siktigimin memleketi!”diye haykırdı içine içine.Nefret ediyordu bu dar, karanlık ve kirli sokaklardan.Biliyordu, buraya ait değildi.Ya nereye aitti?Nereye ait olduğunu bulması için önce kim olduğunu bulması gerekiyordu.Kimdi o?Adı Rüzgar’dı, yazardı.Kendine kalsa yazmaktan ziyade kusmaktı onunki.Yeni pisliklere göğüs germek için biriken pislikleri kalem vasıtasıyla kağıda kusmaktı.Ne fark eder?Bir insanin kim olduğunu bilmek için yaptığı iş ve ismini bilmek yetmezdi zaten.Hem kaç yüzyıllık felsefe tarihinde bile adamakıllı bir cevap verilememişti “ben kimim?” sorusuna.Rüzgar nasıl cevaplayacaktı bir çırpıda?Bu bahsi kapadı.Bir sigara yaktı.Önce ilk soruya cevap bulmalıydı.Onun için de ilk soruna sebep.Neden buraya ait değildi?Dört yaşında babasının işi yüzünden taşınmıştı buraya.

Küçücük bir ilçeydi bura ve bir çocuk için bulunmaz bir nimetti.Rahat ve eğlenceli geçti çocukluğu.İstediği saatte sokağa çıkar istediği saatte eve girerdi.Hatta çocukken oynamadığı oyun kalmamıştı.Arkadaşı da çoktu.

Yavaş yavaş aazalıyordu arkadaşları.Biten arkadaşlıklarını içinde öldürürdü.İçinde öldürdükleriyle cehenneme, gıyablarında kıldığı cenaze namazlarıyla cennete girmeye hak kazanırdı hatta.Ama buna rağmen ilk gençlik yılları da fena sayılmazdı.

İlk aşk, ilk sigara içiş, ilk kavga…

Rüzgar duraksadı.Sorunun cevabına yaklaştığını hissetti.Bu cevabı suratına inen bir şamarmışcasına karşılamak istemiyordu.Bir sigara daha yakıp kendini cevaba hazırlamaya çalıştı.

İlk alkol içiş, ilk sevişme, ilk yalan, ikinci yalan, üçüncü yalan…

İlk yalandan sonra ne işittiği yalanın ne söylediği yalanın ardı arkası kesilmemişti.Rüzgar yalanlardan kaçıyordu ama o küçük ilçede her köşe başında ya bir eski dost ya bir eski sevgili umulmadık bir anda karşısında belirip işittiği ve söylediği her yalanı daha net hatırlatıyordu.Unutmalıydı onları.Gerek işittiği gerek söylediği yalanlar yüzünden yanında kimse kalmamıştı zaten.O da bırakmıştı haliyle yalanı.

Bulmuştu, yalanın olmadığı bir yere aitti.Yalanın olmadığı bir yere, yalansız gitmeliydi.Sahi, var mıydı yalanın olmadığı bir yer?

Yazar olmak için kaydolabilirsiniz. Yeni Gönderi Oluştur

Sevdiniz mi?

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

0

Comments

0 comments

Susaklarla Yıkananlar

Efsun