Gitmekte çare değildi aslında.
Hatta bütün çaresizlikler gitmekle başlamıştı.
Alışıyorduk kaybetmeye yavaş yavaş.
Henüz kavramamıştık,
Bir şeylerin mümkün olmadığını.
Aşk kelimelerden medet ummuyordu o zamanlar.
Ve çığırtkanlar hep bir ağızdan haykırıyordu:
“Dünya kavuşulacak yer değil.”
Zaten biz seninle dünya ahiret ayrı düşmüştük.
Dünyalarımız ayrı düşmüştü yani,
Yani bir dünya ayrılık düşmüştü payımıza.
Bir zamanlar konuşmayı çok sevmiyordum.
Hevesli değildi zaten kimse dinlemeye.
Susmalarım hep bundan.
Artık çok geç oldu.
Bazen haykırmak istiyorum, geçiyor
Çocuk olmak istiyordum bir zamanlar.
Şimdi ölmek istiyorum.
Birikmiş bunca acıyla, pişmanlıkla,
avuntuyla yaşamak zor.
Yaşamak beyhude değil, öleceğiz.
Yaşamak nefes alabilince kolay değil.
Yaşamak gülemeyince zor…