Test title
Test content

@heybedar
bazı şeyler
Test content

kafa dengi insanlarla bir şeyler yazarım diye açık tutuyorum siteyi fakat çok fazla hit gelmesine ve hemen her gün yeni yazarlar kaydolmasına rağmen nitelikli içerik…

Üye olduğum bir forumda rastladığım ve hoşuma giden bir yazıyı heybedar’da paylaşmak istedim 🙂 Benzer tartışmalar diğer sosyal mecralarda da yaşandığı ve anlaşılır olduğu için…

Sevgilim ben şimdi büyük bir kentte seni düşünmekteyim Elimde uçuk mavi bir kalem cebimde iki paket sigara Hayatımız geçiyor gözlerimin önünden Çıkıp gitmelerimiz, su içmelerimiz,…

Benim hiç Çin’de bir ablam olmadı Hiç çiçekçi dükkânım İvan Milinski Üç Galata gecesi Ceneviz kerhânesinde Boyalı kunduralarıma büyük erkekliğime baktı kaldı Dişleri kâmilen altın…

Bazı diziler vardır ki hiç öyle bir beklentiyle açmış olmasanız bile bir nesle insanlığın en önemli değerlerini öğretirler. O diziyi kaç yaşında izlersen izle yine…

Tam da, 39-38 insan yılı önce, Ankara’daki devlet’in dışında ve Anadolu’nun Avrupa yakasında, kakışmalı seslerle örülmüş logaritmalı bir şiir üzerinde kendimce duruyordum. – Evet, düşünce…

Adalet Ağaoğlu 1929’da doğdu. Ortaöğrenimini Ankara Kız Lisesi’nde tamamladı. Ankara Üniversitesi DTC Fakültesi’nin Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirdi (1950). Açılan bir sınavla Ankara Radyosu’na girdi; burada ve kuruluşundan sonra TRT’de çeşitli görevlerde bulundu (1951-70). TRT Radyo Dairesi Başkanlığı’ndan, kurumun özerkliğine el konulması sonucu istifa etti. Öğrencilik yıllarında başladığı yazarlığını 1970’ten sonra başka hiçbir işle paylaşmadı. Radyo ve sahne oyunlarını romanları,

Yazdığı ‘Habis Kıssa’ romana şans tanımayan, basmak için kesip-biçmek ya da para isteyen yayıncıları görünce kitabını kendi elleriyle yapmaya karar vermiş bir yazar olan Cihan…

Değerli yazarlarımız merhaba, bir yandan sizlerden gelen içerikleri değerlendirirken diğer taraftan da platformu daha verimli kullanmanın, yayına alınan içeriğin niteliğini arttırmanın yollarını arıyoruz. İçerik onay…

Bu aralar bir sebepten Osmanlı tarihinde yaşamış, önemli ailelere merak salmış vaziyetteyim. Özellikle araştırdığım bir aile var ama o kadar çok ve önemli ilginç hikayeleri…

Değerli okurlarımız dergimizin yedinci sayısına aşağıdaki bağlantıdan erişebilirsiniz. Keyfili okumalar 🙂 #Evdekal Heybedar 7

heybedar.com güncellemesi için açılan test listesidir. Eklemelerinizi yapabilirsiniz.

heybedar.com’a eklenen yeni özellik sayesinde kullanıcılar açık listeler oluşturabilecek. İlk listemiz için hazırladığımız deneme listesi sizlerle
Heybedar dergisi 3.sayı gelirini Elazığ’a gönderiyor. Ahbap Derneği hesabına minimum 20 TL olacak şekilde bağışlarınızı gönderdikten sonra dekontlarınızı info@heybedar.com adresine gönderdiğiniz takdirde dergimizi adresinize göndereceğiz….

ArkaKapak dergisi 3 yıl boyunca matbu yayın hayatında 36 sayı çıkardı. Derginin kuruluş hikayesi ve matbu hayatını sonlandırma kararı Türkiye’de en az taraftar bulan Ciddiyet ideolojimizle ilgili bir hikaye. Arka Kapak dergisi, internet temelli bir kitap ekosistemi olarak kurulmuş Babil.com’daki genel stratejik planın önemli bir parçası olarak ortaya çıktı. Kitap sektöründeki çabamızın temel motivasyonu yeni neslin okuma alışkanlıklarıyla uyumlu olacak şekilde elektronik içeriği büyütmek ve daha

Bundan 3–4 sene evvel İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü belli başlıklar çevresinde dönemlik dergiler çıkarır, akademinin ve milli eğitimin kesişim kümesindeki isimlerin yazılarını yayınlardı.(Hala devam ediyor mu, bilmiyorum).Hatırladığım sayılardan bir tanesi ‘Öğretmen’ başlığı altındaydı ve kendisi de bir öğretmen olan Nurettin Topçu’nun “Muallim kimdir?” yazısına yer vermişti. Yazıda Topçu, öğretmenliğin (kendi deyimiyle muallimliğin seyrüseferini anlatıyor ve bir çocuğun karşılaştığı ilk en

Film platoları için her coğrafyasında ayrı alternatifler sunan Türkiye, Filming in Turkey portalı ile yabancı film ve dizi yapımcılarını davet ediyor. İşte Kültür ve Turizm Bakanlığı desteğiyle yabancı yönetmen ve yapımcılar için rehber özelliği taşıyan portalda tanıtılan tarihi yerlerden gezilecek yerlere hatta geleneksel mutfağa farklı örnekler… Kuzey’den Güney’e, Batı’dan Doğu’ya kendine özgü coğrafyası, tarihi ve kültürel dokusuyla yıllardır dünya film endüstrisinin odağında olan Türkiye,

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Şehir Tiyatroları‘nda, yarısı çocuklar için olmak üzere 20 oyun tiyatroseverlerle buluşacak.Program kapsamında 11-14 Aralık’ta “Osmanlı’nın Sherlock Holmes”u diye anılan “Komiser Avni”nin maceralarını anlatan Amanvermez Avni Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde, Gönül Kıvılcım’ın yazdığı Can Yeleği Fatih Reşat Nuri Güntekin Sahnesi’nde ve Moliere’in unutulmaz eseri Hastalık Hastası Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde izlenebilecek.Aynı tarihlerde Kadıköy Haldun Tane

Özet Kahvehaneler, ortaya çıktıkları günden bu yana insanların toplanma, görüşme, karar alma, görüş alışverişinde bulunma gibi misyonlar üstlenmiştir. Edebiyatçı kahvehanelerinin de edebiyatçıların yazarlık kariyerlerinde ve…

İnsanların doğaya dönüşüyle ilgili yazıya başlarken, aklıma ilk gelen şey bir şarkı oldu. Bu şarkı doğa sevgisini bana en iyi hissettiren “simon and garfunkel’den el…

Hasan Aycın’ın bir çizgisiyle okura merhaba dediğimiz Eylül sayımızın ilk sayfalarında, Engin Koca, “Tragedyanın Ölümü ve Yeniden Dirilişi” ve İsmail Süphandağı, “Sanatta Gerçeklik Meselesi ve…

Alnımın üzerinde saçım dümdüz kesilirdi daha; Oynardım sokak kapısının önünde, çiçek derlerdim. Bambu sırıklarına binmiş gelirdin, atlılar gibi, Dört dönerdim yörende, mürdüm erikleriyle oynardın. Chokan…

Muhayyel 16. sayısıyla raflarda! Ağustos sayımız, Hasan Aycın’ın çizgisiyle okura merhaba derken Mehmet Akıncı, “Sondan Başa Doğru Dilin ve Sözün İçindeki Saçmalığın Anlamı” ve…

West Indies,Kızıl Elma,İtaki,Maçin! Uzun yola çıkmaya hüküm giydim. Beyazların yöresinde nasibim kalmadı yerlilerin topraklarına karşı şuç işledim zorbaların arasında tehlikeli bir nifak uyrukların arasında uygunsuz…

Uzun, çok uzun zamandır süren yenileme nihayet sona erdi. Artık sitenin bakımından ziyade metin yazmak istiyorum. İnanın çok bunaldım arkaplanla ilgilenmekten, bu yüzden yazıyı fazla…

Dinleyin çocuklar!Müfredata girmemiş şeyler anlatacağım size. Hazır okullar da açılıyorken bilmeniz gerektiğini düşündüğüm konular…Milli Eğitim Bakanlığı’nın tavsiye kararı almadığı, ders kitaplarına girmeyen, öğretmenlerin anlatmadığı konular.Öncelikle…

Evinizden dışarı adım attınız. Montajı Türkiye’de, tasarımı ve önemli parçaları Almanya’da yapılmış arabanıza doğru yürüyorsunuz. Ayağınızda merkezi ABD’de bulunan ve Tayvan’da üretimi yapılan şirketin ayakkabıları…

-I- biz de bilirdik; cigara içmeyi, ve cigara içenler gibi sözler söylemeyi. öyle ki; cinlerin dilinde bir destandı efkârımız. -II- bilirdik biz; kanımız çekilene dek…

İlk olarak onu kimden duydum? Bir türlü emin olamıyorum. Belki de ilk defa babam anlatmıştır. Çünkü oturduğumuz sokağın bir ucunda onun yaşadığı virane, diğer ucunda…

O kadar az kaldım ki İçimde kendi kendimi yiyecek bir ben bile kalmadı Kendi sesini bile duyamayan bir zavallı Nereye gidebilir ki, gidemedim Ama düşmeyi…

Mevsimsiz bir sabaha uyanıyor insanlık, sonra alabildiğince sûkût… Kasımın son demlerinde buğusu vuruyor camlara yalnızlığın. Tesellîden hallîce avutuyoruz umutları, üşüyen bir eli ısıtmaya çalışırcasına. Ayaklarımız…

Değerli okur ve yazarlarımız, Bildiğiniz gibi Heybedar, dijital yayına devam etme kararını aldığı günden beri çeşitli araçlarla platformu genişletmeyi ve elbette sürdürülebilir kaliteli bir yayın…

Koştum, koştum, koştum… Leylekleri izledim ve koşmaya devam ettim… Beni kovalayan korkularımdan, sorumluluklarımdan, yüzleşmek istediklerimden kurtulacak olma düşüncesiyle uzun süre koştum… Ara sıra kafamı kaldırıp…

heybedar.com dördüncü yayın dönemi için yazar alımı devam ediyor. masa.heybedar.com adresinden kaydolup aktivasyon mailinden sonra profilinizi oluşturabilirsiniz. Metinleriniz editör onayından sonra yayına alınacaktır. Yazı İşleri

Her nefes alışımda kaburgalarımı zorlayacak derece ağrıyor ciğerlerim. Nefesim adeta buz tutmuş gibi, içime işleyen soğuğun tarifi ise imkânsız. Sıcaklık nasıl bir şeydi unuttum sanki….

*(“fiat in stitia et pir iat mundus”) -I- bilir hüzün dahi, emin sıfatıyla zilyedini. ve bekler tüm haklı kavgalar, mebus yakını olmayan hâmilini. ve sormadı…

Bizim mahallede senin gülüşüne ihtilal derlerdi Sen gülerdin ben ilk kurşunu sıkmak için Elimde ve yüreğimde güç bulurdum Sen gülerdin Bütün yaralarımla tamamlanmamış intiharlarımla Gülüşünü…

Geçtiğimiz hafta yayınladığım yazıda, derginin hikâyesinden bahsetmiştim. İlk yazı olmasından dolayı kısa kısa anlattığım birçok önemli meseleyi -en azından benim için önemli olan bu meseleleri-…

Yüzüme nefsini vuran alengirli bakışlardan geldim. Tenimdeki pullar, deniz kızlarınınki kadar narin değil ve ben bir deniz kızı olmak için fazla katı bir beden…

Her şeyin çaresi İçindedir çaresizliğin Her şeyin çaresi bir mektuptur Ulaşır Allah’a. Elimden eteğimden ne istedin dünya Bir boşluk zaten yağar durur başımda Rüyalarım ayakta…

En elde edilmemiş şiirdin sen. Kuşluk vakti yazılanlardan… Bıkkın bir rahibin, bir sabah, yorgun bir vezirin akşamın alacakaranlığında muhtemelen yazacağı… Masadan doymadan kalkmış gibi okunmalı……

Denize karşı kurulmuş eski bir tren garının önünde, denize karşı kurulmuş bir çay bahçesinde oturuyorlar. İki kişi. Birisi, eski gar görevlisi. Diğeri ise daha genç,…

-Neriman’ın Sonbaharda Çektirdiği Fotoğrafıdır- I (Yüzü) Neriman bir sonbahar yağmurunda kahkülü nemli gözlerinin mavisi iyice belirsin diye çevresi karanlığa bürünmüş sanki kirpikleri siyah ve uzun…

Heybedar’a hoş geldiniz. Değerli okur ve çok kıymetli yazarlarımız! Sizlerle ilk bakışmamızın üzerinden 3 yıl geçti. Meselelere geçmeden önce bu üç yıl içinde karşılaştığımız…

Dönemin son derslerinden biri olmasına karşın hemen hemen dolu olan anfiye şöyle bir göz gezdirdiğimde, istisnasız kimsenin adını bilmediğimi fark ettim. Arkadaş canlısı biri değilim,…

Başımı yavaşça sağa doğru eğip, usulca bakıyorum ardıma. Küçük bir çocuk. Buğday sarısı saçları nemli. Elleri dizlerinin üzerinde, gözleri de ellerinin. O gözler her ayak…

iyiydik. penyelere inanıyorduk doğum günü şarkılarına, pastalara ve mumu üfleyen kişiye iy ki doğmuş olmanın neşeli gerekliliğine kimyaya, ölçü ve tartı aletlerine inanıyorduk adı fatma,…

de ki dünya ve dağlarına bu kadar üzgün davranan dünya madem bu yağmur bu çamuru anlamıyor artık sen dönerken ben bu kahrı bir ağız tadı…

Ters düz olmuş kurgular serisi. Gerçek hayattan izinsiz devşirilmiş, yer yer abartılmış bir takım senaryolar. Bizi biz yapan, uçtuğumuzda her yeri bembeyaz gösteren aşklar. Milli…

Ben seni uzun bir yolda yürürken görmedim ki hiç Yağmurlar altında gördüm, kadeh tutarken gördüm de Bir kıyıya bakarken, bakarkenki ağlayan yüzünle Ve yarışırsa ancak…

iyi denebilecek hiçbir siyasal düzen yoktur belki de. ama demokrasi bu düzenlerin en az kötü olanıdır. demokrasi parti kavramından ayrı düşünülemez. ama, parti kavramı, pekâlâ…

Mevsim Normalleri Böceğe dönüşme ilk tahlilde bir yıkım, sendrom, hatta son gibi algılansa da, başka bir açıdan bakıldığında bu bir kurtuluş, isyan, hatta taze bir…

19.Şubat Eski boğaz vapurlarının hüzünlü duman salan bacaları narin ve kırılgandır. Gece ışıklarını döküp denize sessizce giderken katlanmış halatları ve bayatlamış çayları içen yolcularıyla ben,…

”Çocukluğumda Tanrı’nın yüzü babama benzerdi ve babam öldüğü zaman tanrıda öldü.” Tophane’nin karanlık ve pis sokağının kaldırımlarında gezinen ayaklarım tüm çamurlarıyla beraber salaş kahveye dalıyor….

“Balköpüğü renginde 68 model bir Cadillac, kız gibi salınarak Nispetiye Caddesi’nde ilerliyordu. Arka koltuğuna kurulmuş, güneşin şaka olsun diye yüzünü az biraz gösterdiği Kasım ayının…

1950’lerin sonuna doğru Lois Sorrells Beckwith adındaki genç bir kadın, kendini pek çok kitap kurdunun yaşadığı durum içinde buldu: yazara aşık olmak; ancak o yalnızca yazarın yazım…

Prolog (ya da İ.Ö. – intihardan önce – 365 civarı): “Tabağında safra bırakma” derdi babam, “sonra arkandan kovalar”. Ergenliğimde kusup hasıraltı ettiğim bütün uzun metraj intiharlar…


kadercinin / kendine tapmadan önceki son -ya da sona yakın- öfkesinin bir dünya görüşünün yorumuna başlangıç olan/ çelişkili kötü şiiridir açtık çok açtık çok çok…

Eserlerinizin dergimizde yayımlanmasını istiyorsanız, eserinizi word dosyası hâlinde heybedareditor@gmail.com mail adresimize gönderebilirsiniz. Göndermiş olduğunuz mail; adınızı, soyadınızı, eserinizin adını ve türünü içermelidir. Daha önce yayımlanan eserler kabul…

Ben seni alamam ah Holofira Azığım tam takır bineğim nalsız Bir bende geçerim kalacağım yok Dostlarım bivefa düşmanım yalsız Kolum halat değil bakracımda kum Ben…

Şuh bir bahar sabahı, şuh ama düşman. Gülümseyişleri nispet verir gibi. Şuh bir bahar sabahı. Saadet, mevsimlerin dışında yaşamak. Mevsimler, meçhule giden kuşlar gibi seni…

Bağırırlar şaire: ‘Bir de torna tezgâhı başında göreydik seni. Şiir de ne? Boş iş. Çalışmak, harcınız değil demek ki…’ Doğrusu bizler için de en yüce…

Ağır ceza reisi duruşmaya girerken safir bir göz yapışıyor kırmızı yakasına kırmızı yakaları var yargıç cübbelerinin Fransız ihtilalelinden kalma. Burslu okuduğu yıllardan kalma ceza reisinin…

Sur içi İstanbul’unun, yüz yıl kadar önce önemli bir eğlence ve sanat merkezi vardı: Şehzadebaşı Caddesi namıdiğer Direklerarası. Bizans Levantenleri nasıl 19. yüzyılın ortalarından başlayarak şehrin…

Muğlak bir rüzgara kapıldı gönül iklimim, Ne desem tesiri yok aşktan yana. Korkuyorum, dünyam başıma yıkılacak gibi Altında kalacağım son sözlerinin. Korkuyorum, soğutma yüreğini. Ufkun…

Ne sabahtır bu mavilik, ne akşam! Uyandırmayın beni, uyanamam. Kaybolmuş sevdiklerimiz aşkına, Allah aşkına, gök, deniz aşkına Yağsın kar üstümüze buram buram… Ahmet…

Saat sabahın beşi. Bu saate kadar beni yalnız bırakmayan düşüncelerimle beraber oturup kaybettiklerimi anımsamaya çalışıyorum. Sevdiğim insanları, vazgeçtiğim hayalleri. Onları düşünürken kalbime gelen o soğuk…

Kendilerine bağışlanan 2.el kitapların geliriyle yetimler yararına çalışmalar yapılıyor. Afrika`da su kuyusu ve iftar; kamplardaki çocuklar için çizme temini gibi belli başlı çalışmaları var. Projenin…

Dijital çağ bizi fotoğraf bombardımanına tutup her şeyi hızlandırdıkça, daha zahmetli ama süreciyle tatmin edici yöntemlere pek çoğumuzun geri döndüğü malum. Analog makinelere, Kodak film…

60 çeşit çay tiryakisi var mıdır bilmiyoruz ancak artık Karaköy’de çayseverliğiyle övünen, çaysız güne başlamayan, çaya gönülden bağlı (hatta bağımlı) İstanbulluların 60 çeşit çay…
Çukurcuma her ne kadar Karaköy’ün yeme-içme alanındaki hızlı yükselişinin gölgesinde kalmış olsa da gelecek vaat eden bir mahalle. Çukurcuma’da dört ay önce açılan Cuma…

Renkli camlı kapısı, ahşap masalarıyla sıcak bir atmosfere sahip. Özellikle sinemacıların uğrak yeri olan mekânda pazar günleri 10.30-14.00 arasında açık büfe brunch var. Menü…
Daha önce yaptığı konuşmalarda ”Biz Türkler, bütün düşmanlarımızı şaşırtarak hayrete düşürerek bugüne geldik. Hiç böyle olacağını sanmazlardı. Yani benim gençliğim sırasında sosyalist görüşleri savunan…

Gerçeği söylemek gerekirse, tarifsiz yalnızlıklar içinde yaşayıp gidiyoruz, özellikle en derin ve en önemli konularda hepsinden çok büyüyor yalnızlığımız. (s.14) Bir süre bu kitaplarda yaşayın,…

Şair Zeynep Tuğçe Karadağ‘ın adını Acile Tek Giden çıktığında duydum ilk kez. Oysa tanıyan zaten tanıyor, şiirden anlayanlar ondan epeydir övgüyle söz ediyormuş. Benim bir şeylere, bir yerlere…

Bir süre önce kaybettiğimiz Uruguaylı yazar Eduardo Galeano’nun “Ve Günler Yürümeye Başladı” adlı kitabı takvim formatında yazılmış. 1 Ocak’tan 31 Aralık’a her gün için yakın tarihte…

(…)“Hapishanede çehrelerini sık sık görmeye mecbur olduğumuz bir topluluk var, kravatlı, bey ıskartası, muhasip, kasadar –hakaret olsun diye veznedar demiyorum- kâtip, tahsildar, maliye memuru, ne…
Ellerinde ve ceplerinde şarap şişeleri taşıyan, kırmızı suratlı adamlarmış bunlar; yürürken ikide bir durup kavga edercesine ateşli ateşli konuşuyor, konuşurken de ellerini kollarını sallayarak sürekli…

Hemen anlaşılmayabilirsin, göze alacaksın. Çoğunluk her zaman başlangıçta yanılabilir, sonradan ayıyorlar sanki. Yan yan değil de doğru doğru yürüyen bir yengece bakarak diğerleri “sarhoş galiba”…

– Amok mu?.. Galiba hatırlıyorum. Malezyalıların bir sarhoşluğudur bu…– Sarhoşluktan daha fazladır… deliliktir. Kitap gibi konuşalım; bir cins insan kuduzudur… duygusuz, öldürücü bir “monomani” krizi;…

“Eğer seçme şansım olsaydı/çok hasta olduğumuzu bilme sağlığını seçerdim ben,” der Arjantinli şair Juan Gelman, “çok mutsuz olduğumuzu bilme mutsuzluğunu.” Bu bize en azından şunu…
90+7’de kornerden atılmış bir golün adıdır aşk Mahşer sessizliğine bürünmüş aklın deplasman tribünü Ve böyle sarılmışken sırılsıklam yağmura Lütuftur hayalini kurabilmek her lahzada …
Zehri bal bilirdim geçsem dünyadan İmdi bilirim Zaman akar bileklerimden Bir düş yitimi sancısıyla taze Kuşluk vaktinde tükenmişem Zahid Hayalimde Bak anlar nasıl kıvrılmış…

Çok canını yaktık papatyaların, sevmediğini bilip sevsin istediklerimiz adına, bir istirhamı var yüreğimin benden, bir papatya da benim için seç, bakalım beni seviyor musun…

Bir kurşun ki gözlerimi hesapsızca, korkusuzca deler Nerde şimdi beni kör eden gözlerime inen perdeler Sana duyduğum sevgi, papatyanın kokusundaki sırdır Bıkmadan, usanmadan…
Çeyrek asra yaklaşan ömrümün içine sığdıramadığım meçhul bir aşk…Her bakmadığım yüzde gördüğüm lakin her gördüğüm yüzde bulamadığım şey…Dumanı tüten her ocağı benim sanarak içeri…

Kış habercisi vardı gözlerinde. Ölüm sessizliği sinmişti üzerine. Gergin ve korkaktı. Soğuktu üstelik. Elleri ellerine teselliydi. Gözleri birbirlerini göremediklerinden, sahipsizdi.Alçak bir zorlamanın…

‘bir ayıp gibiyim. saklı ve sallantılı.’ Çekiniyorum toslayınca bir taşa. Üç kere ‘yokumdur’ deyip yine çıkıyorum karşıma. Unut varını, kendinin unut aklanmayı kömürlükte….
84 yaşında. Muhacir evlerine yerleştiğinden bu yana 66 yıl geçmiş demek ki. Rahmetli Menderes vermiş arsayı. Babasıyla beraber yapmışlar evlerini. Tek katlı. İki oda….

Saklı sandıklarda durur Sevebilmeye niyetlerimiz Gölgelerimiz kadar heybetli yürümesek de El sallamışlığımız vardır hicranla Özlem bulutları üşüşür başımıza Göremeyiz dermanımızı yasaklıdır Damla damla…

Benim adım ‘ Hüzün’ Hüznü yaşayan değil, hüzne ram olan.. Benim adım Elif.. İçinde sarmaşıkları haiz olan, yine de dimdik duran.. Gökyüzünü kıskandıracak yağmurlar çiseliyor gözlerimde…..
Ben hâlâ duruyorum Zaman geçiyor, geçsin Geçtiği yerlere bizden selam söylesin Çelik yeleğini giymiş kalbim Artık hiçbir acıyı geçirmiyor Ve gülüp de geçmiyor zaten Nesnesi…
Uçurumun kenarındayım Hızır Ulu dilber kalesinin burcunda Muhteşem belaya nazır Topuklarım boşluğun avcunda Derin yar adımı çağırır Dikildim parmaklarımın ucunda Bir gamzelik rüzgâr yetecek Ha…
“Toplum burada bildiğimizden farklı şekillerde birbirine bağlanmış. Örneğin Çatalhöyük’te 9 bin yıl önce doğmuş olsaydınız, biyolojik ailenizle yaşamıyor olabilirdiniz. Yeni doğan bebeklerin yerleşimdeki diğer evlere,…

“Çeşmek Be-zen Sitare Ezmen Mekon Kenâre” Nerden çıktın karşıma böyle Sitare Efsaneler dökülüyor gülüşlerinde Kirpiklerin yüreğime batıyor Telaşlı bir kalabalığın ortasında Ayaküstü konuşuyoruz Nedimin nigehban…

Ben de güzeldim bir zamanlar; Gök kadar geniş yüreğimle, mavinin tonları üzerine serpiştirilmiş bembeyaz bulutlar kadar güzeldim. Ben de güzeldim bir zamanlar, Ruhu eline henüz…

Henüz kendimle tanışmamışken Memnun oldum varlığına. -Ki varlığın kendimi bağışladığım bir limandır. Ve bilirsin ki; Deniz çekilse de Liman bâkidir. En sevdiğin kitabın arasında Kıyamadığın…

Bu şehirde yaşadığın geliyor aklıma Ve pulsuz mektuplar… Dinmiyor kader, peşimde keder Nasipsiz talihler döküldü kiremitlere Kuşlar da gelmedi Getirmedi bir şey turnalar Yalnız bir…

Sen gittin ya, bütün gidişler seninle gitti. Eylül’ü de götürdün utanmadan. Şimdi aşıklar var burada nasıl girecekler sonbahara, yapraklar düşmeye hangi ayda başlayacak? Bende kalanları da…
Yıllar yıllar evvel Evvel zaman içinde değil dışında idi Dalgaların içinde binlerce gemi Dalgaların içinde binlerce pusula Dalgaların içinde binlerce balık Kırılmış dalgalara karşı Dalgakıranda…

Karanlığın müridiyim ben, Gece uyumam Şiirler yazarım, Zifiriyi severim , Göz gözü görmez ya hani, Körler diyarına döner ya dünya , Bulurum kendimi, herkes kendini……

Sadece merhametin ısıttığı, gönüllerin üşümediği bir zemheri soğuğundayız. Ayazda üşütüyorum şimdi kelimeleri. Soğuğu hissetmiyorum. Kalemi hissetmiyorum. Elimi hissetmiyorum. Sizler; sıcak giysilerin soğuk insanları, siz de…

Sakin ol sessizlik her şey yine aynı Umutların hayallerle olan savaşını hayaller kaybetti Umut hala var ama hayal yok artık Hayal etsene umudunun tükendiği o…

Adam düştüğünde yola Elinde eski ama eskimemiş bavuluyla Otobüsün camına yasladığında yorgun başını Boş ver Bunlar filmlerde ancak Biz gidemeyenleriz Hikayesi var Ölüm, yıkım belki…

Eminönü’deki Mısır Çarşısı’ndan geçerken, diğer kokuların arasında sizi ayakta tutan harika bir kahve kokusu yayılır. Tahmis Caddesi’nden geçmekte olduğunuzu hemen anlarsınız. Tahmis, ‘kahve çekirdeklerinin kavrulduğu yer’ anlamına…

Çorum’da bugün ud yapımcısı Halim Usta ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.1949 Çorum doğumlu olan Halim Özbakar, hayatının 18 yılını bu işe adamış ve hala daha…

Kırıldı sazı âşıkların Gırtlağına bülbül sığınmışlar terk etti meydanı Bir köprünün batıya açılan kanadında Kavminden kopmuş bir ben kaldım Ayağı takunyalı güzellerin önüne serildim Gözüme…

Odio dignissim qui blandit praesent luptatum zzril delenit augue duis dolore te feugait nulla facilisi.

Lorem ipsum dolor sit amet, sit magna iracundia eu id consectetuer eu, in ferri suscipit postulant vel. Et per sint solet verear. Elit iusto ponderum id eum, ex vix posse in interesset definitiones. Nec et hinc minim viris, eam et prima posidonium definitionem cu. Usu nusquam case expetenda voluptatibus te.Case justo periculis quo et, nec no labore propriae conceptam. Elit iusto ponderum eum, ex vix posse.

Kitapçı reyonlarındaki levhaların hiçbiri bana bir şey ifade etmiyor. Kitap türleri, müşterinin markette peynir bulmasını kolaylaştırmaya benzer bir yöntemin sonucu olduğu için benimle bir ilgileri…
