6 yıl önce
Ayrılığın Dünyası
Elleri hala elimdeydi.Yanımızdan gelip geçenlere aldırmadan duruyorduk öylece.Gözlerimizin içi değiyordu birbirine.Gözler yalan söylemez derler ya hani onun gözleri de son derece ciddi bakıyordu o gün.Anlıyordum,gözleri benden bir şeyi saklıyordu.Bana eskisi gibi bakmıyordu o gün.Gözleri her zamankinden daha ıslaktı.Bıraksa göz yaşları damlayacaktı yanaklarına ama yapmadı.Dudağı titremeye başladı.Kıpkırmızı dalgalar yayıldı dudaklarında.Durduramadı.Ellerimdeki elleri de huzursuzlanmaya başladı.Çekmiyordu ellerini ama az önceki gibi sıcak değildi.Sanki bir kar tanesi tutuyordum şimdi.Eridiğini hissediyorum ellerinin tıpkı duygularım gibi.Güneşe yenik düşüyor her zerrem,ölüyorum sanki.
Sessizlik hakimdi nicedir aramızda.Dudaklarına hakim olabilse konuşacak gibiydi ama olamadı.Dudakları bir sonbahar yaprağının savruluşu gibi kendi içiyle savaşıyordu.Gözleri önüne düştü birazdan.Birbirimize bakmıyorduk artık.Bir suçlu gibi başını önüne düşürdü.Ve yavaş yavaş ellerini benden aldı.Omuzları artık bana bakmıyordu.Tamamen benden kopmuştu.Ellerini geçirdi birbirine.Ölümü düşünen bir çaresiz bir insanın duygusu yayıldı her zerresine.İç çekişlerini duydum.Hakim olamıyordu duygularına.Az önce dudaklarımda duran tebessüm gittikçe ciddileşti ve kayboldu.Şimdi yan yana oturan iki ölü gibiydik her şeyden ve herkesten sıyrılmış gibiydik.
Korkum arttı.Hareketleri beni korkutuyordu.Niye böyle davranmıştı anlamadım.Ne oldu? Diye sormaya hazırlanıyordum ki o acı kelime döküldü dudaklarından.Seni artık sevmiyorum.Tek cümle ile başıma yıkıldı her şey.Çaresizliğin en kör noktasında kalmış gibi hissettim.Koca bir boşluktayım diye düşündüm.Tepki veremedim duygularım sönmüş yok olmuş gibiydiler.Gülümsemeler beni terk etti tek cümle ile.Ne diyeceğimi bile beklemeden ikinci kurşunu da sıktı kalbime.Hoşçakal.Ağır ağır arkasını döndü.Yürümeye başladı.
Her adımında biraz daha fazla uzaklaşıyordu benden.1.adım 1 gün, 2.adım 1 hafta, 3.adım 1 ay, 4.adım 1 mevsim, 5.adım 1 yıl…Ve gitti gözden kayboldu.Gölgesini takip ettim giderken arkasından.Bir zaman sonra gölgesi de küstü bana göremez oldum.Köşeyi döndü.Ve sanırım artık ne günlerce ne aylarca ne yıllarca uzaklıktaydık birbirimize.Biz artık sonsuz uzaklıktaydık.
Arkamı döndüm.O kadar üzgündüm ki bütün neşem sonsuza dek beni terk etmiş gibiydi.Şu üzerinden yüzlerce insanın geçtiği kaldırım taşları veya kimsesiz yalnızların ışığında ağladığı sokak lambaları kadar sessiz kalmıştım.Adımlarım her an geriye dönmek için fırsat kolluyordu ama yapmadım.Evimin yolu sanki bir başkaydı bugün.Önüme bile zar zor bakabiliyordum.Yol boyunca düşündüm.Acaba bir daha karşılaşır mıyız yoksa o bu şehrin sokaklarında kayıp mı olacak? Cevap bulamadım.
Kapıdan girdim.Doğrudan odama geçtim.Bir eksiklik fark ettim odamda.Bana kendisinin çizip boyayıp verdiği,duvarımda asılı duran resimler simsiyahtı.İlk önce inanmadım.Yakından baktım ama evet renkleri yoktu üzerinde.Diğer resimlere baktım sonuç aynıydı.Kafayı yemek üzereydim.Odamdan çıktım.Girişin sağındaki resme baktım.Bunu da kendisi vermişti.Ağlayan bir kız tablosu.Tabloya baktım.Ama renkleri duruyordu.Rahatlamaya kalmadı.Kızın gözlerinden akan mavilikler tablonun altına kadar aktı aktığı yeri de siyaha boyadı.Sarı saçlarının rengi dağıldı bir anda bir karanlık kapladı.Sonra yüzü ve yeşil kazağı kayboldu kızcağızın.Bütün renkler sel oldu tablodan aktı ve geriye simsiyah bir boşluk kaldı.
Yeniden odama çıktım.Çekmecemden mektupları bulup aldım.20-30 tane kadar mektup yazmıştık birbirimize.Hepsinin içi duygularımız ile dolu olan satırlar.Açtım birisini okumaya başladım.Her kelimede onu hatırlayarak sonuna geldim mektubun.Koydum yatağımın üzerine sonra diğer birini aldım elime.Ne güzel kelimeler var içlerinde.Bunları nasıl yazmışım eskiden diye düşündüm.Bunu da yatağın üzerine koyarken bir şey fark ettim.Az önce okuyup yatağın üzerine koyduğum mektup boştu.Sanki hiçbir şey yazılmamış bir kağıttı.Ama yazılı olduğuna eminim.Daha az önce buradaydı kelimeler.Elimdeki mektuba baktım.Onun da boş olduğunu gördüm.Bir diğer mektubu zarftan çıkardım.Elimde duran mektubun her harfi uçuşmaya başladı bir anda.Rüzgara boyun eğmiş yapraklar gibi savruldular mektuptan dışarı ve birkaç saniye sonra mektup boş bir kağıda dönüştü.
Gece olmuştu.Delirmeye başladığımı sandığım gece nasıl uyuyacaktım bilmiyorum.Dışarıyı seyrederken uyurum sanmıştım ama olmadı.Gece ile birlikte etrafa sonsuz bir karanlık yayıldı.Uyuyamadım balkona çıktım.Ay ışıl ışıldı.Ona baktım.Orada gözlerini gördüm sevdiğimin.Bir anda ay karardı.Sanki bu gece hiç gelmemiş gibi karanlığa gömüldü.Yıldızlara baktım.Gökyüzüne serpiştirilmiş yıldızlar saçlarını andırdı bana.Yıldızlar bir bir kayarak yok oldular.Gece hepten karardı.Uyuyamadım.Güneş doğuyordu ağır ağır.Güneşin ilk ışıklarıyla oluşmuş mavi kızıl ufukta ellerini gördüm.Ellerinin rengini gördüm.Güneş kayboldu bir anda.
Bana her şey onu hatırlatıyordu.Hatırlattığı gibi benden onu alıp götürüyordu.Renklere,mevsimlere küstüm.Bu yaz güller açmadı menekşeler açmadı.Bahar yağmurları bana huzur getirmedi.Hiçbir zaman böyle manasız olmamıştı kış…Hepsinde seni gördüm.Her şeyde seni gördüm.Ve her şey terk etti beni…
Bir an geçersin
Hayalimin kıyısından
Bir sen kalırsın aklımda
Vazgeçerim her şeyden herkesten…