3 gün önce
Esip Giden Hayat
Gönlümde coşmayı bekleyen o kadar güzellik var ama bir türlü çıkış yolunu bulamıyor. Bazen bir ürpertiyle bazen karamsarlıkla bazen de duygu seliyle hissettiriyor kendini. Hayat mı getiriyor insanın aklına bu güzellikleri yoksa kendi iç dünyasının bir oyunu mu? Muamma. Kabına sığmayan hayaller, düşünmekle bitmeyen serüvenler sığdırılamıyor bir türlü yaşamın içerisine. Kabı dar geliyor içindekilere.
Aslında her insan onlarca, yüzlerce cevher barındırır içerisinde. Her biri birbirinden değerli ve özeldir. Aslında tek bir yolda birleşir tüm duygu ve arzular. Sadece kişiden kişiye değişen olgu, yaşama sunulmasındaki farklılıklardır. Bazıları cömert, bazıları cüretkar iken bazıları korkar açamaz içindekileri, sunamaz o güzellikleri başkasının hizmetine. Bu durum, bir yerde var olmanın tanımının değişik yorumlanmasıdır. Belki de yetişmenin ve yetiştirilmenin getirdiği durumlar sebeptir hep bunlara.
Kimi insanlar ise içinde yaşadığı güzelliklerin bozulmasından veya hoyratça harcanarak boşa gitmesinden korkar. Onun için bu hisler saklıyken güzeldir. Çünkü tek tutanaklarıdır bu duygular. Uçup gitmesi boşluğa düşmesine sebeptir. Değerli bir taşı saklar gibi saklarlar yüreklerinde. Yaşanmasa da bu güzellikler önemli değildir, yeter ki ondan da mahrum kalmasınlar.
Hayatı yaşamak bir kitap okumaya benzer aslında. Bazıları güzel anlamlar yükler kelimelere, yazarın bile ötesinde. Bazen hayal edip de yaşamadıklarımız saklıdır o gizemli sayfalar arasında. O güzellik okşar ruhunu, kimseden görmediği merhametle. Eksiklikler bir bir ortaya çıkar okudukça; kelimeler, cümleler, hatta harfler içselleştirildikçe.
Çok kelime var aslında esip giden hayat hakkında. İşin aslı ve özeti, yaşamak eğer ki olgunlaştırıyorsa insanı, tecrübe ile yeri geldikçe kılavuz oluyorsa yaşanacaklara, iyi okumak, anlamak lazım hayatı. Tıpkı bir çiftçi özeniyle, tek tek toplamak gerek. Ona lazım olanı ayıklayıp seçerek.