6 yıl önce
Bir savaş devletiydi saçlarım

Bir savaş devletiydi saçlarım
Yıkık bir ülkenin aşkıyla kavruldu
Çaput bağladığı kiraz dallarını kırdılar
Yine de sustu, susturuldu.
Pimini çekip bombayı eline tutuşturdular.
Tüm kahramanlık öyküleri
Beynimin maviliklerinde kayboldu.
Düşmanın kalbi dişlerinin arasında
Dili damağı kurudu, çok susuzdu
Allah için savaştığını hatırladı
Yine sustu, susturuldu.
Mete’nin en cesur askeriydi göz kapaklarım
Sevgilisine sadakatinden asılan
Geçmişle geleceği ayıramamış
Kibri yüzünden cennetten kovulan
İntihar ipiyle süslenmiş bir manifestoydu
Çıplak bakışlarla ruhunu soyup
Karanlık bir mahzene kapatan
Ayak parmaklarına kadar kırık
Silahını elinden düşüren asker
Bir bebeğin ağlamasında
Susmuştu, susturulmuştu.
Evin ortasına düşen bir İsrail mermisiydi kalbim.
Derinlikleri yosun bağlamış, rutubet kokmuş
Korkmuş bir mülteci çocuk
Aramıza örülen duvarları yıkamadım.
Sonsuzluğu kazıdığım parmaklarım soluk
Üzerine toprak atıp,
Dilimdeki bütün küfürleri bitirdim
Dünya yeşili gözleri solan çocuğun mezarına
Zeytin ağacı diktim.
Öfkesi gönlüne hançer gibi batan dilim
Yine susmuştu, susturulmuştu.