8 yıl önce
Bir şiir gibi olmalı yaşamak | Serhat Yalavuz

hangi anda geçiyor olursa olsun keskin bir bıçak griliğinde ışıldayan
tutkulu bir şiir gibi olmalı.
Kazandığımızda ve kaybettiğimizde,
özlediğimizde ve kavuştuğumuzda,
gittiğimizde ve beklediğimizde bile satırlarına dokunabileceğimiz
bir şiiri yaşar gibi yaşamalıyız hayatı.
Hissettiğimizden daha kısa
ve olmasını istediğimizden daha uzun bir yolculuk gibiyken hayat
ve her köşesinde binbir gizem varken
ve bizler kaybediyorken her an biraz daha ve ölüyorken bir çocuk,
bir kadın ve bir adam bir köşede bağırarak
ve duymuyorken kendi sesimizin dışında hiçbir sesi
ve yanılıyorken sık sık
ve hep bir telaşı taşıyorken koşar adım yürüyüşlerimizde
ve saklanıyorken kalabalıklara ve hep kaçmak istiyorken kalabalıklardan,
durup biraz öfkelenmeliyiz!
Evet öfkelenmeliyiz.
Çünkü ben içinde öfke olmayan bir şiir okumadım henüz.
Çünkü ben öfkeyle hatırlanmayan bir geçmişe şahit olmadım.
Çünkü ben öfkesiz bir hayal kurana rastlamadım.
Bir öfkeyi bir şiire dönüştüren adalettir muhakkak,
o halde adaletli bir öfke hayatımızı şiir kılmanın en aydınlık yoludur.
Bir çocuğun yüzüne kandan bir korku çizene,
bir annenin sol göğsünü bir kurşunla çalana,
bir çiçeğin bağrına ateş düşürene,
bir gülümseyişin üstünü kara bir gölgeyle örtene,
bir babayı utandırana,
bir türküyü susturana,
bir kızı küstürene,
bir delikanlının cebindeki son banknota göz dikene,
bir kuşu kafese koyana, bir köpeğe taş atana,
bir tayı şekerle kandırana, sınırlara tapana,
toprakları kanla sulayana, ihtiyacından fazlasını avlayana,
reklamlara inanana, inananları horlayana,
kalbi taş olana, taşı zalime atmaya korkana,
her yerde herkes olana, hiçbir yerde kendi olamayana,
gece yastığa baş koyarken zulme hayıflanmayana,
mazluma yas tutmayana,
zalime alkış tutana karşı dimdik bir öfkeyle yaşarsak eğer
ve inanırsak adaletin her birimizin boynuna borç olduğuna
işte o zaman görkemli bir şiir olur yaşamak.
Elindeki taşı sorana “şair aşka boyun eğer zulme değil” diyen o aziz üstada…
Saygıyla…