5 yıl önce
Çocuk

Kalın bir kitabın arasında unuttum hatırlamam gerekenleri
Soyundum bütün sensizliklerden
Çarmıha gerilmiş beklentilerimle alev aldım
Yürüdüm, çok uzun yollar yürüdüm
Ama gidebildiğim en uzak diyar kollarının arasıydı
Allah’ın şairleri gibi korkak ve ürkek benim kirpiklerim
Allah’ın kitapları kadar karışık kafam
Yusuf kuyudan çıktı mı, Musa imparator oldu mu ?
Israiloğulları lanetlendi mi ?
Öyleyse bavulumu alıp Yeni Kudüs’e gididyorum ben anne
Zeytin dalı uzattım kafamın içindeki sesler ile uzlaşmak için
Uzaklaşmak için daha kaç kez tövbe etmeli?
Daha kaç ülke yıkılmalı, kaç çocuk yakılmalıydı ?
İçimdeki çocuğu kutsal suyla yıkamışlar.
Tırnaklarını çekmişler şeytanlara ev sahipliği yapmasınlar diye
Sanki evim yerle bir olmuş da enkazın altında kalmış hislerim
Tarağımı bulamamışım, saçlarım düğüm düğüm
Sabah uyanmamak için uyuduğum geceler gibi gürültülü
Altından sandalyesi çekilmiş bir idam mahkumuydu en yakın arkadaşım
Ölmedi o, buz gibi gülümsedi son kez
Soğuğu en iyi kapıyı kapatmak zorunda olanlar bilir.
Bir de yüreğini tanımış yüreğim…
Hoşça kal gökyüzü
Hoşça kal umutlarım
Hoşça kal anne !
Üstüne köpek değmiş bir Şafi çocuğun hüznü var yüreğimde.