Akisa don

Emin Olduğum Şeyler Ve Kalbimin Trafik Problemi

Emin Olduğum Şeyler Ve Kalbimin Trafik Problemi

Pınar’a

-bir kuaför salonunda, bir makas altında,
bir zincirin altında-

inkarım ele veriyor beni ve her şeyi.

sarı, kısa saçlarını yolan bir kadın gördüğüm zaman

kıran elleri ile saç tellerini

(çünkü en çok da kendine kırılmıştır ve kırgındır o)

dünya

işte o zaman dursun

ve sussun istiyorum

herkes.

-bir ince çığlık ardından makasın şıkşık sesi

kuaför kalfasının elinde süpürgesi-

bakıyorum da

yabancılığım ile yabancılığınız tanışık.

ne hoş.

(siz bu şehre ne için geldiniz)

hatta bu yüzden gözleriniz ve gözlerimiz

evetevet

durmadan kaçırdığınız o kahve şeyler

bana ve benliğime tanıdık.

(bir çay içer misiniz)

-neden bakıyorsunuz öyle bana

korkutmak değildi niyetim sizi oysa.-

yabancılığınız kalsın size.

siz ve size ait

size ait olan neyse.

dokunmak zordur

bilirim insana

hele ki içinize.

içiniz ve içimiz

kaldı ise bir nebze

dem, haya, bakış, neşe.

(bir çay daha içer misiniz)

-siyasal okuyan adamlar şiir okumayı unutmasınlar diye-

yollar geniş

biliyoruz, anladık.

ağzınızda nedense hep bu cümle.

tamam, haklısınız.

aşk mektupları banel.

eyvallah, kabul.

haydi durmayın

bana süslü zarflar değil
oy pusulaları getiriniz.

(pardon, siz hangi partidendiniz)

yollar geniş

kalpler trafikte sıkışık

ışıklar yalancı.

bu kornalar

bu sesler ve ağıtlar.

tanrım.

bir bayram sonrası

zincirleme kazaya kurban gitmiş gibiyiz.

söyleyin.

söyleyin bayım

biz bu düzende

biz bu kalpler ile

biz böylece

biz

yani ikimiz.

ah.

ne yapabiliriz.

haydi tutun ellerimden.

sabaha burayı ancak terk ederiz.

0 0 0 2 dk okuma