8 yıl önce
Emin Olduğum Şeyler Ve Kalbimin Trafik Problemi

Pınar’a
-bir kuaför salonunda, bir makas altında,
bir zincirin altında-
inkarım ele veriyor beni ve her şeyi.
sarı, kısa saçlarını yolan bir kadın gördüğüm zaman
kıran elleri ile saç tellerini
(çünkü en çok da kendine kırılmıştır ve kırgındır o)
dünya
işte o zaman dursun
ve sussun istiyorum
herkes.
-bir ince çığlık ardından makasın şıkşık sesi
kuaför kalfasının elinde süpürgesi-
bakıyorum da
yabancılığım ile yabancılığınız tanışık.
ne hoş.
(siz bu şehre ne için geldiniz)
hatta bu yüzden gözleriniz ve gözlerimiz
evetevet
durmadan kaçırdığınız o kahve şeyler
bana ve benliğime tanıdık.
(bir çay içer misiniz)
-neden bakıyorsunuz öyle bana
korkutmak değildi niyetim sizi oysa.-
yabancılığınız kalsın size.
siz ve size ait
size ait olan neyse.
dokunmak zordur
bilirim insana
hele ki içinize.
içiniz ve içimiz
kaldı ise bir nebze
dem, haya, bakış, neşe.
(bir çay daha içer misiniz)
-siyasal okuyan adamlar şiir okumayı unutmasınlar diye-
yollar geniş
biliyoruz, anladık.
ağzınızda nedense hep bu cümle.
tamam, haklısınız.
aşk mektupları banel.
eyvallah, kabul.
haydi durmayın
bana süslü zarflar değil
oy pusulaları getiriniz.
(pardon, siz hangi partidendiniz)
yollar geniş
kalpler trafikte sıkışık
ışıklar yalancı.
bu kornalar
bu sesler ve ağıtlar.
tanrım.
bir bayram sonrası
zincirleme kazaya kurban gitmiş gibiyiz.
söyleyin.
söyleyin bayım
biz bu düzende
biz bu kalpler ile
biz böylece
biz
yani ikimiz.
ah.
ne yapabiliriz.
haydi tutun ellerimden.
sabaha burayı ancak terk ederiz.