5 yıl önce
Kırmızıyı Hissettiğimin Kanısındayım

Elimin üç parmağındaki sıcaklığa aldanışım
Ve kırmızıyı hissettiğimin kanısındayım.
Anlatacak hiç kimsenin olmaması…
Bilmezlerdensiniz siz.
Nedir içimdeki buğu?
Nasıl bir duyguyla gelmiştir de,
İçimi yumuşatmaktan ziyade kurutur?
Elimin üç parmağındaki sıcaklığa aldanışım
Ve kırmızıyı hissettiğimin kanısındayım.
Artık inanmam sendeki cümlelerimin eskiyeceğine.
Bilirim dünya artık giderek küf kokar.
Bulamazsın bir daha ben gibi çocuk şair.
Tükeniyor ferah kokulu nefeslerimiz.
İsterim ki kalsaydı her şey.
Ağzımdaki köy tadını unutmamak için
Tekrarlıyorum her gece ezberimdekileri.
Yeşil nane ve elmayı beraber yiyişimi…
Bir nebze de olsa alır diye
Zihnimdeki keskin,çirkin ve bana seni hatırlatan
Küf kokusunu.
Öyle özel bir sebebi yok
Çirkin her şeyde seni anımsamalarımın.
Bilirsin,sen en sevdiklerimdensin.
Bir de en tükenmişlerden.
Hayatta olduğumu düşündüğümden beridir
Tek savaştığım şeydir:
İçi çürük insanların kustukları nefretle,
Tüm çürükçüllüklerini temiz yüreklere bulaştırmaları.
Bunu derim de gider sana vurulurum ya.
Artık kimsenin çürüğüne gerek de duymam.
Bana senin aşkının buğusu yeter.
İçimdeki ne midir?
Kurutucu buğu,
Kendimle olan kavgamın çürüğü,
Bir dünya küf kokusu
Ve sana olan dev tutkumun içimdeki baskısı.
Geçelim mi bunları kaptan?
İnsana lütûf edilmiş,
Bir umut vardır tükenmeyen.
Hâlâ yazılıyorsa bu memlekette şiirler,
Hâlâ ağlıyorsa kadınlar,
Hâlâ köy nanesi dil yakıyorsa,
Hâlâ kırmızı ise o tırnakların rengi
Ve hâlâ ikindi vakitleri
Görüyorsak hesaplaşma düşleri
Kimse alamaz çocuk ellerimden küf kokulu dünyayı.
Ben gözlerimi yumar,hissetmeye başlarım,
Kırmızıyı.